Çünkü; Türkiye emperyalizmin yeni sömürgesi olmaya devam
ediyor. Emperyalistler ve yerli işbirlikçileri bereketli Anadolu’muzu
yağmalamaya devam ediyorlar. Halkımızı faşizm ile baskı altına almaya, gayrı
meşru düzenlerini bu şekilde sürdürmeye çabalıyorlar.
Bu düzende adalet...
Bu düzende demokrasi...
Bu düzende insan hakları...
Bu düzende tam bağımsızlık...
Bu düzende özgürlük... YOKTUR.
Ne vardır;
Açlık, yoksulluk, işsizlik, F Tipi hücreler, işkenceler,
sınırsız bir yağma ve talan vardır. Bu düzeni değiştirmek, tam bağımsız,
demokratik ve halkın iktidarının egemen olduğu sosyalist Türkiye’yi inşa etmek
ve için yola çıkan Mahir’ler Maltepe’de 50 yıllık revizyonizmi yıkıp, 30
Mart’ta Kızıldere’de destanlarını fiziki olarak noktaladılar.
Kızıldere’de oligarşinin yok ettiği sadece Mahirlerin fiziki
bedeneydi. Mahir o kerpiç evin çatısından “Biz buraya dönmeye değil, ölmeye
geldik” derken geride büyük bir ideolojik güç bıraktığının farkındaydı.
Mahir’in mirasını teslim alan Dayı, THKP-C’den
Devrimci-Sol'a , Devrimci Sol’dan DHKP-C’ye emperyalizme ve faşizme karşı 50
yıllık kesintisiz mücadelenin sağlayıcısı oldu.
50. yılında Kızıldere devrimci dayanışmanın devrim iddiasını
can pahasına savunmanın adı olarak durmaya devam ediyor.
Çünkü, Çiftehavuzlar’dan, Çaytaşı’na, Bağcılar’dan,
Çağlayan’a Cepheli’lerin bulunduğu her yer Kızıldere olmaya devam ediyor.
Faşizm bir Mahir’i öldürdü ama 50 yıldır karşısında binlerce
Mahir buldu.
Ve Kızıldere’den aldığımız güçle bir kez daha haykırıyoruz
ki; milyonlarca Mahir olup bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi
Anadolu İhtilalimizle gerçek kılacağız.
Mahir’den Dayı’ya Sürüyor Bu Kavga!
Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!
Yunanistan Özgür
Tutsakları
