Halkın Devrimci Avukatı Fuat Erdoğan Adalet Savaşımızda Yaşıyor
vur ulan
köpek dölü
vurduğun
her bir ölü
canlanır
çiçek açar
her
çiçekte bin tohum
her
tohumda vurduğun
bin
yiğit doğar yaşar...
Avukat
Fuat Erdoğan Halkın Avukatlığında Mihenk Taşıdır
27 Yıl
Önce Fuat’ı Öldürdüklerini Zannedenler Bilsinler Ki:
Bugün
Ondan Devraldığımız Bu Onurla Yeni Gelenekler Yaratmaya Devam Ediyoruz.
Tarih, 28 Eylül 1994… Yani 27 yıl önce bugün. O gün İstanbul’un orta
yerinde, Beşiktaş’taki bir kafede güpegündüz bir katliam yaşandı.
Katliamda halkın devrimci avukatlarından Fuat Erdoğan, halkın mühendislerinden
İsmet Erdoğan ve Devrimci Memur Hareketinden Elmas Yalçın ölüm mangaları
tarafından katledildi.
Av. Fuat Erdoğan Halkın Hukuk Bürosu’nun devrimci avukatıydı.
90'lı yılların en kanlı günlerinde, infaz edilen devrimcilerin, işten
atılan işçilerin, evi yıkılmaya çalışılan gecekondu halkının, öğrenci
gençliğin, katliamlarla teslim alınmaya çalışılan Kürt halkının, köyleri
yakılan, boşaltılan köylülerin avukatlığını yaptı. Kısaca O, halkın
avukatlığını yaptı.
32 yıllık yaşamına kocaman bir adalet mücadelesi sığdıran, bir geleneği
büyüterek bize onurlu bir miras bırakan Fuat Erdoğan 28 Eylül 1994 tarihinde
İstanbul-Beşiktaş'ta, Arzum Kafe'de iki müvekkili, iki yoldaşıyla birlikte
oturduğu sırada, polis tarafından ensesine sıkılan tek kurşunla katledildi.
İlk bakışta bu katliamda 3 kişi, 3 insan hedef alınmıştı yalnızca. Ama
gerçekte halkın adalet özlemi, adalet mücadelesiydi yok edilmek istenen.
Bu katliamla verilen, verilmek istenen mesaj çok açıktı: “Adalet
istemeyeceksiniz. Biz ne verirsek onunla yetineceksiniz…”
Devrimci bir avukat olarak ömrünü halkın adalet mücadelesine adayan Fuat
ERDOĞAN faşizmin bu mesajını çoktan almış, cevabını adalet savaşçısı olarak
vermişti. Bu kararı alırken bedelinin ağır olduğunu biliyordu ama adalet uğruna
her şeyini ortaya koymuş, halkın avukatlığını, devrimci avukatlığı seçmişti bir
kez, gereği neyse yapacak, bedeli neyse ödeyecekti artık. Ve bu bedeli
yaşamıyla ödedi…
Aradan 26 yıl geçmişti. İktidarlar değişmiş ama faşizm değişmemiş,
oligarşinin on yıllardır uyguladığı politikalar hala yürürlükteydi. Bugün
faşizmin temsilcisi, iktidar olarak vücut bulmuş hali AKP de oligarşinin bu
politikalarını uygulamaya devam ediyordu. Bu politikaların sonucu, hayattaki
karşılığı halkın daha fazla açlığa, yoksulluğa, zulme ve adaletsizliğe mahkûm
edilmesiydi.
AKP iktidarı bir yandan oligarşik düzenin sürekli açlık, yoksulluk, zulüm
ve adaletsizlik üreten çarkını döndürürken bir yandan da faşizmin “Adalet
istemeyeceksiniz. Biz ne verirsek onunla yetineceksiniz…” politikasını devam
ettirerek, halkın ekmek, adalet ve özgürlük mücadelesini boğmaya çalıştı.
Halkın Avukatı Ebru Timtik de ondan 26 yıl sonra, tıpkı yoldaşı Fuat
Erdoğan gibi faşizmin bu politikasını boşa çıkarmak, halkı adaletsiz bırakmamak
için adalet savaşçısı olmayı seçti. Bir tek farkla; onun silahı cübbe yaptığı
canıydı. Faşizm tutsak edip halkın avukatlığını yapmasını engellediğinde canını
cübbe yaparak dikildi faşizmin karşısına…
Fuat Erdoğan’ı alçakça ensesine sıktıkları tek kurşunla katleden faşizm,
Ebru’yu da 238 gün boyunca adalete aç bırakarak katletti.
İşte devrimci avukatlık, halkın avukatlığı Fuat’tan Ebru’ya böyle taşındı,
böyle büyüdü, böyle kök saldı bu topraklarda…
Fuat Erdoğan’ın 27 yıl önce bize bıraktığı, Ebru Timtik’in canını cübbe
yaparak büyüttüğü bu miras, bu gelenek bize halkın avukatlığında güç vermeye,
umut olmaya devam ediyor.
Bizler de onların öğrencileri, yoldaşları olarak onlardan aldığımı güçler
bu geleneği, adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.
Halkın
Hukuk Bürosu Enternasyonal Büro
