Bu hafta sizlere John Q filmini tanıtmak istiyoruz.
John Q filmi bir fabrikada çalışan ve sıradan bir işçi olan
John Q. Archibald ve ailesinin yaşadıkları ekonomik sorunlardan başlar.
Ailenin bu sorunları sürerken Oğulları Mike bir gün beyzbol
maçı oynadığı sırada aniden yere yığılır. Apartopar hastahaneye kaldırılan
Mike'ın kalbinde sorun vardır. Normal bir kalpten 3 kat daha büyük olan kalbi
artık çalışamayacak duruma gelmiştir ve acilen kalp nakli gerekmektedir.
Hastahanede gerekli tüm tahliller yapıldıktan sonra
Hastahanenin organ nakli komitesi aileyi görüşmeye çağırırlar. Görüşmeye gelen
aile oğullarının hastalığını ve tedavi edilmezse de çocuklarının bir süre sonra
öleceğini öğrenirler.
Hastahane müdürü tüm araştırmalarını yapmıştır öyle ki
Babanın sağlık sigortasının kalp nakli için gereken ücreti karşılayamayacağını,
Annenin sağlık sigortasının olmadığını, ailenin mal varlıklarının olmadığını
bilir. Bunun için tedavi edilemeyeceğini aileye anlatmaya çalışır. Öneri olarak
aileye çocuklarının ilaçlarla şimdilik yaşaması ve yavaş yavaş ölmesi için
öneri yapar.
Aile bunu kabul etmez. Nakil listesine konulmasını ister.
Ancak Hastahane kalp nakli için gerekli olan paranın yüzde 30 unu ister.
Baba sigorta şirketiyle konuşur, çalışma saatleri
düşürüldüğü için kendisine sorulmadan sigortası da düşürülmüştür ve var olan
sigortanın sadece tedavinin 20 bin dolarını ödeyebileceğini söylerler.
John Q evindeki satılabilecek tüm eşyalarını satar, yardım
kuruluşlarının kapısını çalar yardım ister. Fakat oğlunun tedavisi için gerekli
olan parayı toparlayamaz. Hastahane ailenin parayı ödeyemediği için John Q’nun
oğlu Mike’ı eve göndermek ve tedaviyi durdurmak isterler.
Çaresiz kalan John Q oğlunu kurtarabilmek için aralarında
oğlunun doktoru da olduğu bir bölüm hastane personeli, bazı hasta ve
ziyaretçiyi aynı hastahanede rehin alır. Böylece sesini duyurabilecek ve
oğlunun kalp nakli olmasını sağlayacaktır. Saatler süren rehin alma olayında
ise John Q içeriye gizlice giren bir polis tarafından vurulur. Bu anlar bir
televizyon kanalının polisin kullandığı video frekansını bulup video
görüntülerini televizyon kanalında göstermesiyle de halkın çok geniş bir
kesiminde eylem sahiplenilir.
Filmin devamını Halksinemasın'da izleyerek
öğrenebilirsiniz...
Filmi neden izlemeliyiz?
Filmi izlemeliyiz çünkü ülkemizde de bize çocukluktan beri
aşılanmaya çalışılan Amerikan yaşam tarzı ve Amerikan rüyasının aslında gerçek
olmadığını göstermesi. Çünkü akıl dışı olan kapitalizm insanların hayatlarını
kredilerle sağladıkları ev, iş araba ile birlikte rüya gibi bir hayat
süreceğini vadeder. Ancak bu kredilerle insanlar bir ömür boyu çalışmaya ve
çalışmaktan başka hiçbir şey yapmamaya mahkum eder.
Diğer bir nokta ise sağlık sistemi ile ilgilidir:
Sağlık Sigortası sistemi Amerika Birleşik Devletleri’nde
özel şirketlerce sağlanmaktadır. Ve her özel şirket kar etme üzerine kuruludur.
Paran olduğu kadar iyi sigortalısındır, paran azsa az sigortalısındır. Yani
yoksulsan yoksulluğun kadar tedavi göreceksin. Bir zenginle aynı tedaviyi
göremezsin.
- Dünyanın her yerinde geçerli olan bu sistem ülke ülke
değişiklik gösterse de temelinde aynıdır çünkü kapitalizm ile yönetilen bir
sistem vardır ve kapitalizm insanı sömürme üzerine kuruludur.
Sağlık sistemi de kapitalizmin büyük karlar elde ettiği
alanlardan biridir.
Rakamlarla açıklayacak olursak:
Amerika Birleşik Devletleri’nin nüfusu 2020 sayımlarına göre
329,5 milyon ve Amerika Birleşik Devletleri’nin istatistik bürosuna göre 2018
yılında ABD’de sigortası olmayan kişi sayısı 46,2 milyon kişidir. Ulusal sağlık
programı hekimlerinin yaptığı araştırmalara göre sigortası olmayan insanların
yaklaşık 60 000’i her yıl tedavisi olabilecek hastalıklardan dolayı öldüğünü
açıklamaktadır.
Bu rakama Ülkemizden örnek verecek olursak 2019 verilerine
göre ülkemizde sigortası olmayan kişi sayısı 11 milyon 100 bin kişidir. Yani 11
milyon insanımız hastalandığı zaman doktor ve sağlık hizmetleri alabilmek için
para ödemelidir.
Filmde öne çıkan bir diğer yön ise Çaresizlik karşısında
direnmek ve savaşmaktır.
Çaresizlik insanı iki şeyi yapmaya iter:
- Boyun eğme ve teslim olma
- Direnme ve savaşmaktır.
Bu filmde Kapitalizmin sağlık sistemindeki açık sömürünün
bir insanı nasıl eylem yapmaya sevk ettiğini ve herkesin savaşçı olabileceğini
anlatıyor...
Bir sonraki film tanıtımında görüşmek üzere
Halk sineması olarak tüm halkımıza sesleniyoruz!
Emperyalizmin seçtiği filmleri değil kendi seçtiğimiz filmlerimizi doğru bakış
açısıyla izleyelim ve izletelim. Emperyalizmin beyinlerimizi kirletmesine bizi
teslim almasına izin vermeyelim.
https://youtu.be/EmgyquqheS8