1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

DHKC Açıklaması No: 444

 
             Tarih: 01 Nisan 2015                                                        Açıklama: 444
AKP’NİN  HÂKİMLERİ, SAVCILARI ÇOCUK KATİLLERİNİ, KATİLLERE EMİR VERENLERİ KORUYOR
Savcılar, hakimler katil iktidarın lağım fareleri olmayın. Bunu kabul etmeyin.
AKP, ÇOCUKLARIMIZIN KATİLİDİR!
TAYYİP ERDOĞAN KATİLLERİN BAŞIDIR!
ÇOCUK KATİLLERİNİ, KATİLLERE EMİR VERENLERİ AFFETMEYECEĞİZ!
AKP ÇOCUK  KATİLİDİR! 13 YILLIK İKTİDARLARI DÖNEMİNDE 241 ÇOCUK KATLEDİLDİ. TEK BİR KATİL YARGILANIP CEZA ALMADI.
SAVCININ REHİN ALINMASI “SAVUNMAYA” YÖNELİK BİR SALDIRI
DEĞİLDİR, ADALETSİZLİĞE İSYANDIR .
HALKIN ADALETİNİN NE OLDUĞUNU ÖĞRENECEKSİNİZ!
Adalet savaşçılarımız ve adaletimiz geleceğin güvencesidir!
Adalet savaşçılarımız ve adaletimiz onurumuzdur!
  Faşizme örtü yapılan hukuk ve adaleti  değil, halkın adaletini uyguluyoruz.
31 Mart 2015 tarihinde saat 12.36 civarında Cephe’nin Adalet Savaşçıları ŞAFAK YAYLA ve BAHTİYAR DOĞRUYOL, AKP’nin hırsızlarını, katillerini koruyan, Avrupa’nın en büyük, “yüksek güvenlikli” Çağlayan Adliyesi’ne girerek Berkin Elvan’ın katillerini 655 gündür koruyanlardan  AKP’nin Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin almışlardır.
Cephe’nin Adalet Savaşçılarının talebi; 655 gündür korunan Berkin Elvan’ın katillerinin isminin açıklanması ve yargılanmasıydı!
AKP KATİLLERİ YARGILAMAK YERİNE KATLİAMI TERCİH ETTİ! ADALET SAVAŞÇISI ŞAFAK YAYLA VE BAHTİYAR DOĞRUYOL’U KATLETTİ!
ADALET İÇİN REHİN ALINAN SAVCI  MEHMET SELİM KİRAZ’IN ÖLÜMÜNDEN DE AKP VE KATİL POLİSLERİ SORUMLUDUR! AKP, SAVCISINI HARCAMIŞTIR. SAVCISINDAN VAZGEÇMİŞTİR. İŞTE DEĞERİNİZ BU KADARDIR. KORUMAYIN KATİLLERİ!
ADALET SAVAŞÇILARIMIZ ŞAFAK YAYLA VE BAHTİYAR DOĞRUYOL’UN HESABINI SORACAĞIZ!
            Savcılar, hakimler iktidarın lağım fareleri olmayın. Bunu kabul etmeyin.
BİR YILDIR BİR TABUT VAR. TÜM CEPHELİLERİN YÜREĞİNİN  ORTA YERİNDE OTURUYOR..
BİR MEZAR VAR, TÜM CEPHELİLERİN EVLERİNİN ORTASINDA...
BİR YANGIN VAR ANADOLU’NUN ORTASINDA...
15 YAŞINDA BİR ÇOCUK MEZARI, BİR ÇOCUK TABUTU!
Adalet bizimle anılır buralarda.
Adalet savaşçılarımız cüretleriyle direnişe alfabe oldular.
Biz konuşacağız, siz dinlemeyi öğreneceksiniz. Adalet böyle başlayacak!
Evlat diye bir avuç kemiğe bir avuç toprağa kurban ettiniz anaları. Bunun hesabını vereceksiniz.
Ölümü de, zulmü de yendik; feda ruhu ile adalet olacak, milyon milyon  devrime yürüyeceğiz. Faşizm: Tekelci burjuvazinin en gerici en şoven en kanlı diktatörlüğüdür. Ve faşizmi yenmenin onuru SADECE sosyalistlerindir. Bunu öğreneceksiniz.
Ekmek Adalet Özgürlük İçin Savaşıyoruz!
Kimse Terör Demagojisi Yapmasın!
Tam 655 gün boyunca Berkin Elvan’ın katillerinin yargılanması için adalet istedik. Adalet istedik diye üzerimize gaz bombaları atıldı, TOMA’larla su sıkıldı. Yerlerde sürüklendik, gözaltına alındık, tutuklandık… Evet adalet istedik diye aylarca hapishanelerde tutulduk, tutuluyoruz… Berkin Elvan için adalet isteyen, eylemlere katılan yüzlerce kişi hakkında soruşturma açıldı. Fakat 655 gündür Berkin Elvan için adalet istiyoruz. Berkin’i katleden polisler hakkında kamera görüntüsü, tanık anlatımı vb. her türlü delil savcıların önüne konmasına rağmen 655 gündür savcılar delilleri karartıp katilleri korudular.  Diğer Haziran şehitlerine açılan davalar ilden ile sürüldü. Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün katillerine “ödül” denilecek cezalar verildi. İyi hal uygulandı. İndirim yapıldı cezalarından. Hakimler savcılar katillere BEY diye hitap etti. "Hastaymışsınız geçmiş olsun" dileklerini iletti tüm dünyanın duyacağı şekilde. Aileleri avukatları ise joplattılar. Horul  horul uyudular mahkemelerde. Üst mahkeme karar verdi "gözlerini dinlendiriyor uyumuyor" dedi.
Bu mu adalet! Halk düşmanlarını koruyan adalet, adalet değildir!
Bu ülkede her çocuk 2 bin dolar borçla doğarken, başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP’liler tüyü bitmemiş yetimlerin rızkına göz dikerek milyonlarca doları çaldılar... Sözde adaleti sağlaması gereken mahkemeler, savcılar, hâkimler ne yaptı?
Hırsızları, katilleri korudu! 
BUNA ADALET Mİ DİYORSUNUZ?  SİZE ADALETİ GÖSTERECEĞİZ! Hırsızları katilleri koruyan adalet, adalet değildir!
AKP ÇOCUKLARIMIZIN KATİLİDİR! TAYYİP ERDOĞAN KATİLLERİN BAŞIDIR!
Berkin Elvan 14 yaşında, o zaman Başbakan olan Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla katledildi. Haziran Ayaklanmasında katledilen çocuklarımız için “talimatı ben verdim” dedi. Katil polisler için “polisimiz destan yazmıştır” dedi. AKP iktidarında Berkin Elvan ne ilkti, ne de son oldu... Daha geçen hafta AKP’nin katil polisleri İstanbul Gazi Mahallesi’nde 14 yaşında Deniz Genç adında bir kızımızı daha başından gaz fişeğiyle vurdu. Deniz Genç hala komadadır. Cizre’de 12 yaşında katledilen Nihat Kazanhan’ın katillerini serbest bıraktı. 12 yaşında üzerinde 13 kurşun çıkan Uğur Kaymaz’ın katilleri tek bir gün bile ceza almadılar.
Tayyip Erdoğan’ın “çocuk da olsa, kadın da olsa gereği yapılacaktır” talimatıyla katledilen çocukların katilleri hakkında soruşturma dahi açılmadı.
AKP ÇOCUK KATİLİDİR! 13 YILLIK İKTİDARLARI DÖNEMİNDE 241 ÇOCUK KATLEDİLDİ. TEK BİR KATİL YARGILANIP CEZA ALMADI.
AKP katliam emrini veriyor. Katil polisleri, katlediyor. Bu ülkenin, hukuku uygulayacak, adaleti sağlayacak mahkemeleri, hâkimleri, savcıları soruşturma dahi açmıyor. Tek işleri var; halk düşmanlarını koruyorlar.
HALKIN DA ADALETİ VAR!
AKP faşizminin halka dayattığı hiçbir adaletsizliği kabul etmeyeceğiz. Adaletsizliği kabul etmek, sineye çekmek, yeni katliamlara, her türlü adaletsizliğe ortak olmaktır.
Adaletsiz yaşanmaz. Halkın da bir adaleti var. Bunu öğreteceğiz halk düşmanlarına.
THKP-C’den Devrimci Sol’a, Devrimci Sol’dan DHKP-C’ye 45 yıllık tarihimiz aynı zamanda adalet için savaş tarihidir.
Mahir Çayan ve 9 yoldaşı 30 Mart 1972’de Kızıldere’de vatanın bağımsızlığı için, halkımızın kurtuluşu için, adalet için şehit düştüler.
Faşist devletin Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamını önlemek için üç İngiliz ajanını rehine almışlardı. İstekleri Adaletti...
Kim Denizlerin idam edilmesinde hukukun adaletin olduğunu söyleyebilir?
Soruyoruz: Avrupa’nın, dünyanın en büyük adalet saraylarını yaptırdı AKP, kim bu adalet saraylarında hukukun adaletin var olduğunu söyleyebilir?
Amerikan uşakları 30 Mart 1972’de Denizlerin idamını durdurmak yerine Kızıldere'de 10 devrimciyi katletmeyi tercih etti.
Bugün 31 Mart 2015’de Amerikan uşağı faşist AKP, 655 gündür yargılanmayan Berkin Elvan’ın katillerinin adlarını açıklamak yerine iki devrimciyi daha katletti...
Katliamların hesabını soracağız. Kızıldere’den, kerpiç evden gelip saraylarınızı yıkacağız!
HALKIN ADALETİ KAVRAMI ÖRGÜTÜMÜZ TARAFINDAN HALKIN GÜNDEMİNE YERLEŞMİŞTİR.
Terör demagojisiyle kimse eylemlerimizdeki adaleti karartamaz. Eylemlerimiz etkisini tarih boyunca gösterecektir. Her bir eylemimiz, halkın adaletsiz kalmadığının ve kalamayacağının ifadesidir.
Ülkemiz sınıflar mücadelesinde HALKIN ADALETİ kavramı 12 Eylül faşist cuntasının adaletsizliği üzerine 1990’lı yıllarda cuntanın işkencecilerini, katillerini, cunta şeflerini Cephe’nin cezalandırma eylemleriyle yerleşmiş ve halkın en önemli özlemlerinden birinin ifadesi olmuştur.
Eylemlerimiz adalete susayan halkın yüreğine su serpmektedir. Halkın adaletsizliğe teslim olmayacağının, adaletsiz yaşayamayacağının göstergesidir.
EN BÜYÜK TERÖRİST FAŞİST DEVLETTİR!
TAYYİP ERDOĞAN TERÖRİST DEVLETİN BAŞIDIR!
Her türlü adaletsizliği yapacaksınız. Halkı katledeceksiniz. Katilleri koruyacaksınız, aklayacaksınız, kendi çıkarttığınız yasalara dahi uymayacaksınız... Halk adalet istediğinde, Halk Kurtuluş Savaşçıları hesap sorduğunda, halkın adaletini uyguladığında TERÖR diyeceksiniz.
Herkes aklını başına toplasın. Ağzından çıkana dikkat etsin. Katillerin, faşist AKP’nin sözcülüğüne soyunmasın.
241 çocuğumuzu katleden AKP’den daha büyük terörist var mıdır?
655 gündür Berkin Elvan’ın katillerini yargılamayan AKP’den daha büyük terörist var mıdır?
Haziran şehitlerinin katillerinin mahkemelerini şehirden şehire süren, katillere ödül  gibi cezalar veren AKP’den daha büyük terörist var mıdır?
310 madenciyi bir gecede öldüren 432 çocuğu yetim bırakan AKP 'den büyük terörist mi var?
Yoksul halkın yaşadığı mahallelerimizde uyuşturucu çeteleri aracılığıyla zehir saçıyor. Halk çocuklarını zorla zehirleyen mafya çetelerini besleyen, koruyan, halka karşı kullanan AKP’den daha büyük terörist var mıdır? (Uyuşturucu çetelerine karşı mücadele ederken AKP’nin uyuşturucu çeteleri tarafından katledilen Hasan Ferit Gedik davasını da unutmadık.)
Hukuk operasyon demek oldu.
HUKUK KATİLLERİ KORUMAK DEMEK OLDU .
BİZE TERÖRİST DİYEN AKP 'NİN KORKUTTUĞU SİNDİRDİĞİ GAZETECİLER YAZARLAR;
Sizinle terörizmin ne olduğunu; felsefesini, amacını, yöntemlerini her şeyini tartışırız.
Ama devrimci eylemle terörizmi aynı kefeye koyan kafa yapısının ne felsefeden ne toplumlardan ne bilimden ne tarihten anladığı şüphelidir. Yuvarlak ben söyledim oldu.... değildir.
Tarihsel, bilimsel, politik olarak açıklayın.
Bu ülkede şiddeti devrimciler yaratmadı, silahı da dünyada devrimciler yaratmadı. Biraz okuyun. Toplumlar tarihini, Türkiye tarihini okuyun hatırlayın. Sonra da hamasi “örgüt terör” laflarını bilimsel bir temele oturtun. Bu kafa yapısının ne felsefeden, ne toplumlar biliminden, ne tarihten anladığı şüphelidir!
Tuğlaları cesetlerimizden, harcı kanlarımızdandır o adliye binalarının...
Avukatlar... savcılar hakimler... Yüreğinizin bir yerlerinde “Berkin Elvan'ın öldürülmesi açık bir devlet cinayetidir ” demek isteyen, “hayır katledemezsiniz” diye haykıran bir hücre yok mu?
Avukatlar… 90 bin kişiler... Hangi hak alma mücadelesine önderlik ettiler? Hangi durumda en öne atılıp herkese cesaret aşıladılar, yol gösterdiler?
Berkin’i düşünün. Berkin için neden kılını kıpırdatmadığını sorun savcılara... O kadar her şeyi bilenlersiniz biraz bilimsel olun, bilimsel düşünün. Emperyalizmin, devletin kalıplarıyla düşünmekten ve konuşmaktan vazgeçin. İstiyorsanız binlerce örnekle, tarihsel  gelişimiyle, ideolojisiyle “şiddet”i de, “terör”ü de tartışırız sizinle.
Bırakın kanlarımız, cesetlerimiz üzerinde tepinmeyi.
Şimdi orta yerde 15 yaşında  bir çocuk tabutu  duruyor siz neyi tartışıyorsunuz.
241 çocuk öldürdü AKP, tek bir kişi cezalandırılmadı,
Her şiddete otomatiğe bağlanmış gibi “terör” yaftası yapıştırarak konuşmanın hiçbir bilimselliği yoktur. Ayrıca yaptığınız tanımlamalar da pentagonda hazırlanmıştır. Emperyalizme, faşizme karşı olan tüm hareketler ona göre terördür. Bunun bir örgüt olması ya da bir halk olması ülke olması hiç önemli değildir. Ve böyle kendi beyni olmayanlar da Amerika’nın tanımlamaları ile konuşup büyük tahliller yaptığını sanır, köşesinden TV ekranlarından  “terör” tanımları yapar.
Devrimciler bir eylem yapınca terör! Ama devlet 15’inde bir çocuğu vurunca hak öyle mi! Devlet 241 çocuğu öldürünce ne peki bunun adı... Katil devlet!
Öldüremediği çocuklarımıza kendi hapishanelerinde tecavüz ettiler… Bunun adı ne... Irz düşmanı devlet!
Bir gecede 301 maden işçisini gömdüler maden ocağına… Bunun adı ne... Katil  devlet..
Kim terörist biz mi, burjuva devlet mi?
Milim sapmaz bizim devrimci şiddetimiz.
Adınız gibi biliyorsunuz bunu.  Ama patronlarınız çok sıkıştı. Fırça yediler Tayyip'ten. 
Adliyeye nasıl girdiler vs vs bırakın bunları. Adaletsizlik varoldukça mücadeleyi hiç bir teknik ve önlem engelleyemez... Sizi kameralarınız, özel güvenliğiniz, üst aramalarınız değil zulmetmemek koruyabilir. Sömürüye talana yalana son vermek koruyabilir.
Amerika’nın yanaşması AKP…
Emperyalizmin beslemesi AKP…
Kendi çıkardığınız yangında diri diri yanacaksınız!
Marksizm iflas etti, silahlı mücadele iflas etti diyenler... Marksizm bir ticari işletme değil ki iflas etsin. Bir eylem kılavuzu ve bir düşünce yöntemi.  Amaç halkı bilgisiz ve yöntemsiz bırakmak, düşünme yetisini dumura uğratmak... Eveleyip geveledikleri DÜNYAYI DEĞİŞTİRME EYLEMİNİN GEÇERSİZLİĞİNİ YİTİRDİĞİNİ ilan etmek...  devrim düşüncesine güvensizlik yaymak... Silahlı mücadele iflas etti yaygarasını yayanlar bizi yöntemsiz bırakmak istiyorlar. Öyle ya bu yöntem iflas etti ise tek yöntem kalıyor; tekellere biat et, sesini çıkartma, faşizm emperyalizm ezsin yok etsin seni. Yok silahlı mücadele iflas etmedi! Marksizm-Leninizm iflas etmedi! Adalet savaşçılarımızla yaşıyor ve hesap soruyor!
Gelecek bizimdir.
Gelecek sosyalizmindir.
Faşizmi protesto eder karşı çıkar bu kesimler, ama tarih göstermiştir ki; faşizmi yenmenin onuru SADECE sosyalistlerindir.
FAŞİZMİ YENECEĞİZ!
Bize ait olanları…
Demokrasi, Bağımsızlık, Adalet,
Eşitlik, Özgürlük! Bunları alacağız.
KATLİAMCILIK OLİGARŞİNİN YÖNETİM TARZIDIR
YÜZLERCE, BİNLERCE KEZ KATLEDİLDİK, BU DEVLET KATİLLERİ HEP KORUDU
Faşist devletin tarihi, katliamlar tarihidir. İşkenceler, katliamlar, adaletsizlik faşizmin yönetim biçimidir. Aşağıya birkaç katliamı aktaracağız. Hepsi de faşist devletin ya doğrudan kendisi tarafından ya da sivil faşistlerle dinci gericiler tarafından yapılmıştır.
-30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı... Amerikan uşağı ‘balyozcu başbakan’ diye anılan Nihat Erim hükümeti tarafından gerçekleştirilmiştir. (Başbakan Nihat Erim daha sonra Devrimci Sol tarafından Cezalandırılmıştır)
- 6 Mayıs 1972 Deniz Gezmiş ve arkadaşları aynı hükümet tarafından idam edilmiştir.
- 1 Mayıs 1977 Katliamı... Katliamı yapan devletin kontrgerilla güçleridir, katiller yargılanmadı...
- 24 Aralık 1977 Maraş Katliamı... Katliamı yapan devletin kontrgerilla güçleri, sivil faşistler ve gerici dincilerdir, katiller yargılanmadı...
- 16 Mart 1978 Beyazıt Katliamı... Katliamı yapan devletin kontra güçleridir, katiller yargılanmadı...
- 4 Temmuz 1980 Çorum Katliamı... Katliamı yapan devletin kontrgerilla güçleri, sivil faşistler ve gerici dincilerdir, katiler yargılanmadı...
- 1991; 12 Temmuz Katliamı... 10 devrimciyi ABD’nin CIA işbirliği ile bu devlet katletti... Katillerine tek bir gün ceza verilmedi...
- 1992; 17 Nisan Katliamı... 10 devrimci Devletin katil polisleri tarafında katledildi... Katiller devletin mahkemeleri tarafından aklandı..
- 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı.... Katliamı yapan devletin kontrgerilla güçleri ve gerici dincilerdir, katiler aklandı... Katillerin avukatlarının büyük çoğunluğu ya AKP milletvekili, ya belediye başkanı ya da AKP üyesidir.
- 12 Mart 1995 Gazi Katliamı... Katliamı yapan devletin kontra güçleridir. Katilleri koruyan, aklayan devlettir...
- 19 Aralık Hapishaneler Katliamı... Katliamı yapan devletin özel yetiştirilmiş katliam timleridir. Bir katliamcı devlettir ki, kendi koruması altındaki 20 hapishanede 28 devrimci tutsağı katletti. Katiller AKP iktidarında da korunmaya devam ediyor...
- 29 Aralık 2013 Roboski Katliamı... MİT’in istihbaratı,dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve TSK tarafından savaş uçakları ile bombalanarak katledildiler... Emri veren ve katledenler hakkında soruşturma dahi açılmadı.
NEREDE ADALET..
ADALET HALKIN ELLERİNDE
HALK SAVAŞÇILARININ ELLERİNDE
KATLEDEN, KATİLLERİ KORUYAN BU DEVLETTEN DAHA BÜYÜK TERÖRİST Mİ OLUR?
Terör nedir? Terörist Kimdir?
Tarihsel, bilimsel, politik, olarak açıklayın. Bu ülkede şiddeti devrimciler yaratmadı, silahı devrimciler yaratmadı. 14 yaşındaki çocuklarımızı başından gaz fişekleriyle  dışardan birileri gelip vurmadı. Bu devletin polisi vurdu...
Bu ülkenin aydın geçinenleri... Biraz yürekli olun. Okuyun araştırın, toplumlar tarihine bakın, Türkiye tarihine bakın, okuyun araştırın, adeta katliamlar tarihidir...
Hamasi “örgüt”, “terör” demagojilerinden çıkın, söylediklerinizi bilimsel bir temele oturtun.
Evet, bir terörden bahsedecekseniz ‘DEVLET TERÖRÜ’nden bahsetmek zorundasınız. Bir teröristten bahsedecekseniz; EN BÜYÜK TERÖRİST FAŞİST DEVLETTİR! FAŞİST AKP'DİR..
Bu gerçeklere gözlerinizi kapatarak faşist AKP sözcülerinin ağzıyla terör demagojileri yapmayın.
Terör, terör, terör deyip duruyorsunuz. Bir düşünün bakalım.
Kim tanımladı “terör şudur” diye? Neye göre terör, kime göre terör?
“Her türlü terörü lanetlemekten başka çaremiz yok” diyorsunuz ama kendinizi kandırıyorsunuz. Sizin öyle yaptığınız yok. Siz bir tek devrimci eyleme karşı çıkıyor, “terör” diye onu lanetliyorsunuz.
Aynı... kalıp gibi... nakarat gibi... Kullandığınız “terör” tanımı, emperyalizm tarafından yapılmış bir terör tanımıdır. Halkın ulusal, sosyal kurtuluş savaşına terörizm demiştir emperyalistler. Halkın adaletsizliğe isyanına terörizm demişlerdir. Mevcut kapitalist sömürü düzenine, emperyalizme bağımlılığa karşı her mücadele, terörizm diye adlandırılmıştır. Siz, onları tekrar ediyorsunuz, başka bir şey yapmıyorsunuz. Size “terör” diye devrimcilerin eylemini öğretmişler. Siz de aynen öğretildiği şekilde yazıyor, öğretildiği şekilde karşı çıkıyorsunuz.
Kendi beyni olan herkesi düşünmeye çağırıyoruz. Terör nedir? Kim terörist?
Evet tartışacaksınız..terör de deseniz bu eylemi eylemlerimizi tartışacaksınız.
Peki soruyoruz ne yapalım söyleyin;
Gazi’de o kadar insanımız katledildi. Gazi davasını izlemişseniz biliyorsunuzdur zaten; katiller mahkemeye çıkarılmadı, göstermelik olarak mahkemeye çıkarılanlardan ikisine göstermelik cezalar verildi... onlar da sanırız bu aftan çıktılar.
Buca Hapishanesi'nde üç yoldaşımız katledilmişti... Katiller hakkında dava bile açılmadı. Sonra Ümraniye’de dört yoldaşımız katledildi... Katiller yine cezasız...
Ulucanlar’da on tutsak katledildi. Katiller hakkında dava açılması bir yana, ölü, yaralı tutsaklar hakkında dava açtılar. Bunlar tabii en bilinenleri... 1991’den bu yana iki yüze yakın insanımız sokak ortalarında, evlerinde infaz edildiler... Bin operasyon yapıldı… İşkencehaneler vızır vızır çalışıyor bu ülkede.
İşçi, memur, alanlara yüzbinler halinde çıkıyor, kimse kaale almıyor... Hapishanede otuzdan fazla insanımız katlediliyor; bu ülkenin başbakanı çıkıp “hayırlı olsun... büyük başarı” diyor... Adalet nasıl yerine getirilecek? Soruyoruz size.
Ve soruyoruz; bu soygun, katliam düzeni nasıl değiştirilebilir?
Bu düzeni savunuyorsanız mesele yok.
Ama bu düzenin bir sömürü düzeni olduğunu, katliamcı olduğunu bilenlerin, bu gerçeği kabul edenlerin böyle bir sorunu var. Bu sorunun cevabı, halkın savaşıdır. Silahlı, silahsız, yasal, yasadışı... Bunu biz belirlemiyoruz... Bu ülkede işkence, hırsızlık, katliam yapanın yanına kar kalıyor mu kalmıyor mu? Mesele bu?
Kimse, bir tek Allahın kulu bile, herkes bu düzende yaptığı adaletsizliğin, işkencenin, hırsızlığın, soygunun, dolandırıcılığın cezasını görüyor diyebilir mi?
Adalet için her türlü hak arama yolu açık da biz mi başka yola başvuruyoruz?
Halkın şiddeti meşrudur. Kimse “terör” olsun diye kendini feda etmez. İdeallerimiz var, her eylemimizle herkese anlatmak istediğimiz bir şeyler var.
Beyni olanlar, kendi beyinleriyle düşünenler, CIA teorilerinin, propagandalarının dışında hayata bakabilmeyi becerenler, anlayacaktır. Anlamayanların spekülasyonları, küfürleri, hakaretleri hiçbir şeyi değiştirmez.
Terörün kaynağının devlet olduğunu, insanların da örgütlenerek buna karşı kendilerini koruduklarını, direnme haklarına karşı yapılan saldırıya ölümleri ile karşılık verdiklerini anlayamazsanız, böyle saçma sapan tespitlerle uğraşırsınız.
Eğer söz konusu olan DHKP-C’nin yani bizim eylemlerimiz ise, halkın korkmasına gerek yoktur; bırakın işkenceciler, katiller, tekelciler, infaz, katliam kararları alanlar, halk düşmanları korksun!
Halkın ve halkın yanında olanların bu ülkede korkacağı tek terörist DEVLET’tir.
Bugün terör demagojisi yapanlar… 
Sizleri anlıyoruz korkuyorsunuz! Halkın Adaleti'nin er geç karşınıza çıkacağını biliyor ve bunun tedirginliğini yaşıyorsunuz. Ama yanlış yöne bağırıyorsunuz. Sizlerin kanını döken oligarşidir, sizlere işkence-katliam emrini verenlerdir, halka ve devrimcilere karşı suç işletenlerdir, çocukların katledilmesi emrini verenlerdir. Ve şunu hiç unutmayın; Halkın Adaleti hiçbir suçu karşılıksız bırakmaz, hesabını mutlaka sorar. Bundan kaçamazsınız.
Bu düzenin adaleti BERKİN’İN KATİLLERİNİ yargılayamaz, yargılamaz. Çünkü düzenin çıkarları işkencecilerin, katillerin gözetilmesine, korunmasına bağlıdır. Bu yüzden daha çok ve daha iyi işkence yapanlar, daha büyük ve sistemli katliamlar düzenleyenler ödüllendirilir, terfi ettirilirler.
SAVCININ REHİN ALINMASI “SAVUNMAYA” YÖNELİK BİR SALDIRI
DEĞİLDİR, ADALETSİZLİĞE İSYANDIR
Kimileri AKP’nin halk düşmanı savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın rehin alınmasına “savunmaya yapılmış bir saldırıdır” diyor.
Herkesi dürüst ve namuslu olmaya çağırıyoruz... Bu halk düşmanları sadece mahkemelerde AKP’nin katilerini korumuyorlar, hırsızlıklarını aklamıyorlar. Bu savcıların sahte delillerle, polis ifadeleriyle, gizli tanıklarla, hileyle, komployla düzenlenen iddianameler iyle yüzlerce, binlerce halk çocuğu, devrimciler hapishanelere dolduruluyor. Onlarca yılı bulan cezalar veriliyor.... Bu halk düşmanlarının verdikleri kararlarla halk çocukları, devrimciler katlediliyor...
Bu ülkede hukuk operasyon demektir. Hırsızların, katillerin korunması demektir.
Bunlar mı “savunma hakkı”nı savunuyor. Bırakın bu sahtekarlığı, ürkekliği, korkaklığı...
Tayyip Erdoğan’a hakaret edildi diye son 7 ayda 105 kişi hakkında soruşturma açıldı. Bunlardan 8’i tutuklandı.
655 gündür Berkin Elvan’ın katillerinin kamera görüntüleri ellerinde ama isimleri dahi tespit edilmedi. Katiller yargılanmıyor, ellerinde gaz tüfekleri ile halka gaz sıkmaya devam ediyorlar...
Siz hangi savunmadan bahsediyorsunuz. Halkın adaleti işleyince aklınıza savunma mı geliyor?
19 Aralık Katliamı'nda devrimciler diri diri yakılırken sahiplendiğiniz bu savcılar ne yapıyordu? 655 gündür Berkin Elvan davasında ne yaptılar...
Bu devletin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek için “Ankara’yı parsel parsel sattı” dedi... Bu devletin savcıları ne yaptı...
Herkes ağzından çıkan sözlere dikkat etmelidir. Mahirler’den bugüne 45 yıllık tarihimiz aynı zamanda ülkemizde ADALET İÇİN SAVAŞIN TARİHİDİR. 600’ün üzerinde şehit verdik. Yaratılan her değerimiz kan-can pahasına yaratılıyor. Katillerin, Hırsızların koruyucusu alçak savcılarla ADALET SAVAŞÇILARIMIZI yan yana getirmeyin.
Gencecik Savaşçılarımız ADALET için can veriyorlar...
Savaşçılarımızın rehine eylemi “savunmaya yönelik bir saldırı” değil, adaletsizliğe indirilen güçlü bir yumruktur.
SİLAHLAR NASIL GİRDİ, GÜVENLİK ZAAFİYETİ Mİ VAR?…
BUNLARI SORMAK, TARTIŞMAK AKIL FUKARALIĞIDIR!
Nasıl daha güvenlikli “saraylar” yaparız diye tartışmayın; NEDEN ADALET YOK onu tartışın. Halk adalet istiyor. Halk adalete aç... Ekmek su kadar halk adalete muhtaç... Adaletsizliği büyüterek can güvenliğinizi koruyamazsınız.
Hiç bir güvenlik önlemi sizi koruyamaz. Çok güvenlikli adalet saraylarınıza nasıl girdiğimize kafa yoracağınız yerde, “güvenlik zaafiyeti mi var’ diye yeni güvenlik önlemleri düşünmek yerine ZULME SON VERİN! ADALETSİZLİĞE SON VERİN!
Tarihten de mi ders almıyorsunuz? Dünyanın en güvenli iş merkezlerinden biri olan Sabancı Holding'in 25. katına çıkıp halk düşmanlarını cezalandırmadı mı Adalet Savaşçılarımız?
Başkentin göbeğinde Adalet Bakanlığı ve AKP Genel Merkezi’ni vurmadı mı Adalet Savaşçılarımız?
Başkentin göbeğinde faşist devletin bekçisi 250 bin polisin yönetim karargahı Emniyet Genel Müdürlüğü’nü vurmadık mı?
Dolmabahçe Sarayı'nın kapısına dayanıp, Berkin’in katillerini yargılamazsanız “saraylarınızı yıkacağız” demedik mi? Patlamadı diye bombaların patlamamasından medet ummuştunuz.
Devrimci yaratıcılığın karşısında hiçbir güvenlik önleminiz işe yaramayacaktır.
Adaletsizlik var olduğu sürece, zulmünüz var olduğu sürece Adalet mücadelemiz sürecek. Adalet için savaşacağız. Halkın adaleti işleyecek.
Sizi hiçbir teknik önleminiz kurtaramaz... Güvenlikli kapılarınız, X-RAY cihazlarınız, MOBESE’leriniz, yüz tanıyan kameralarınız sizi koruyamaz...
Bir kez daha söylüyoruz, Adaletimizden korunmak için önlem almayı değil, adaletsizliğe, zulme son vermeyi tartışın. Sizin için en iyi güvenlik adaletsizlikten ve zulümden vazgeçmektir.
ÇOCUK KATİLLERİNİ, KATİLLERE EMİR VERENLERİ AFFETMEYECEĞİZ!
Eylemlerimiz burjuvazinin halka dayattığı hiçbir adaletsizliği kabul etmeyeceğimizin belgesidir. Her biri, devrim iddiası sosyalizmi savunma kararlılığıdır. 
Savaşanlar ne istiyor; ADALET!
Silahımız sadece halk düşmanlarını hedefleyecektir.
Halka karşı işlenen hiçbir suçun cezasız kalmayacağını bilin. Bugün hizmet ettiğiniz devlet, halkın öfkesi karşısında sizleri korumayacaktır.
SAVAŞÇILARIMIZ ALINAN TÜM ÖNLEMLERE RAĞMEN YAPMIŞLARDIR EYLEMİ
ADALET SAVAŞÇILARININ on binlerce devrimci- yurtseverin, oligarşinin faşist yasalarından ve mahkemelerinden beklediği bir şey yoktur... Halkın bu düzenin mahkeme ve yasalarına hiçbir güveni yoktur.
BU YÜZDEN; BİZİM DE YASALARIMIZ VAR DEDİK...
KANLA CANLA YAZILAN YASALARDIR BUNLAR.
İÇ GÜVENLİK YASALARINIZ BİZE İŞLEMEZ.
Devrimci irade tüm iradelerden üstündür. Bu üstünlük sonucudur ki, "olmaz" denilen koşullarda eylemler gerçekleştirilmiştir.
Gerçek güç silahların çıkardığı seste değil, onları yöneten düşüncelerdedir. Düşüncelerin zayıf ya da yanlış olduğu yerde silahlar nihai hedefe varmayı sağlayamaz; rotasını şaşırır, sağa sola vurmaya ve etkisizleşmeye yol açar. Ulusal ve toplumsal mücadeleler tarihi bunların çokça örneği ile doludur. Savaşçılarımız büyük bir devrimci miras, bir gelenekle hareket etmişlerdir. . İnançla, kararlılıkla, özveriyle, direnişle, cüretle yoğrulmuş bir gelenektir.
Halka karşı açılan savaşa son verin!
Aksi halde, siyasi tarihimizde defalarca kanıtlandığı gibi, halka karşı işlenen suçlar cezasız kalmaz, kalmayacaktır.

SAVCILAR, HAKİMLER! AKP İKTİDARININ LAĞIM FARELERİ OLMAYIN
Faşizmle yönetilen oligarşik devlette adalet hiçbir zaman olmamıştır. Yine oligarşinin hiçbir iktidarında adalet AKP iktidarı kadar halka düşmanlaşmamıştır. AKP’ye 12 Eylül faşist cunta anayasası bile “bol” gelmiş, faşist terörünü çıkarttığı yeni yasalarla yasallaştırmıştır. AKP tam bir yağma talan iktidarıdır. Satmadıkları, çalmadıkları, yağmalamadıkları bir şey bırakmadılar. Sözde “Cumhuriyet” Savcıları vatanımızın karış karış satılmasına, yağmalanıp talan edilmesine ses çıkarmadı, çıkartmıyor. Halka gelince aynı savcılar aslan kesiliyorlar. Hapishaneler 165 bin tutuklu ve hükümlü ile tarihinin en yüksek doluluk oranına ulaştı.
Savcıların yaptığı burjuva anlamda da olsa “hukukun üstünlüğü”nü korumak değil, AKP’nin lağım fareliğini yapmaktır.
AKP’nin hırsızlıklarının, yolsuzluklarının, katliamlarının üstünü örtüyor. Pisliklerini temizliyor.
Onlar bu suçları işlemekten vazgeçmedikçe, halktan özür dileyip halkın adaletine sığınmadıkça cezalandırılmaktan kurtulamayacaklardır. Ülkede "adalet" denen kurum, tekellere, büyük toprak sahiplerine, devleti elinde tutan faşist yönetici güruha hizmet ettiği için, halkın adaletini biz uygulayacağız.
Onlar suçlarını açıklayıp devrimci adalete sığınmadıkça bu tür olumsuzlukların sorumlusu olmaya devam edeceklerdir.
İktidarı ve onun emrindeki tüm savcılarını ve müdürleri uyarıyoruz.
Savcılar hakimler... devletiniz kendi koyduğu yasaları çiğnetiyor size... katilleri korumayın... korursanız sonunuz böyle olur...
Baba olamazsınız... çocuklarınızın yüzü size haram olur...
Eş olamazsınız... eşinizin gözünün içine bakamazsınız…
Savcılar acizleşmeyin...
Bir savcı ki, gerçekleri söyleme cesareti bile gösteremeyecek kadar, hukuktan, haktan ve ahlaktan uzak...
Kimin için, neyin uğruna?
Kimdi katledilen, katledenler kimlerdi?
Katledilen bir çocuk 15 yaşında, katledenler ise halk düşmanları.
Irzına geçilen çocuklarımız
Nerede? Devletin hapishanelerinde...
Kim yargılandı? Bunları, tecavüzleri yazan gazeteci...
Katledilen karakaşlı kara gözlü bir çocuk, katledenlerin memleketi, soyu sopu belirsiz...
Katledilen, tüm Türkiye halklarının evladı...  katledenler sömürücüleri, tefecileri, fuhuş yuvalarını, halkın ekmeğine göz dikenleri koruyanlar.
Katledilen, halkın geleneğine, dinine, namusuna, kültürüne saygı gösteren, savunandır. Katledenler, halka saygısız, ayyaş, rüşvetçi, namus ve ırz düşmanları...
Hala katil devlete çalışan hakim ve savcıları yeniden uyarıyoruz; baskı, sömürü düzenine, kontrgerillaya hizmet etmeyin. Halka ve devrimcilere karşı olan bu kurumun suçlarından arınmak istiyorsanız, orada hukuk adına yapılan işkenceleri, planlanan komploları ve bir bütün olarak katillerin nasıl korunduğunu, çalışma biçimini, davaların nasıl hazırlanıp açıldığını açıklayın ve ayrılın. İnsanlık düşmanlarına katillere katliam emri verenlere hizmet ettiğiniz sürece Halkın Adaleti'nin şaşmaz yargısına hesap vermek zorunda kalacağınızı bilmelisiniz.
Burada bir kez daha tüm savcılara hakimlere çağrıda bulunuyoruz: Halka ve devrimcilere zarar vermekten kaçının, işkence ve cinayet suçlarına katılmayın, bu suçları işleyenleri, emir verenleri korumayın, muhafızlığını yapmayın.
SAVCI MEHMET SELİM KİRAZ’IN
ÖLÜMÜNDEN DE AKP İKTİDARI SORUMLUDUR!
Savaşçılarımızın temel talebi adalettir. 655 gün yargılanmayan Berkin Elvan’ın katillerinin yargılanmasıdır. Bugün Cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan kendi hırsızlıklarının soruşturması söz konusu olunca “adalete güvenmiyorum, adalet yok” dedi. Hırsız, katil, astığım astık, kestiğim kestik diyen Tayyip Erdoğan’ın bile “Adalet Yok” dediği ülkemizde hiç kimse zerre kadar adaletin varlığından bahsedemez.
Savaşçılarımız da adalet istemek için Berkin Elvan’ın katillerini koruyan Mehmet Selim Kiraz’ı rehin almışlardır. Savcı Kiraz’ın rehin alınması dünyada yapılan ilk rehine eylemi değildir. Devrimcilerin rehin alınan Kiraz, karşılığında bir talebi vardı: ADALE T İÇİN BERKİN ELVAN’IN KATİLLERİNİN İSİMLERİNİN AÇIKLANMASINI talep ediyorlardı.
AKP, BERKİN ELVAN’IN KATİLLERİNİN İSİMLERİNİ AÇIKLAMAK YERİNE, ŞİMDİYE KADAR PİS İŞLERİNİ TEMİZLEMEK İÇİN KULLANDIĞI KENDİ SAVCISINI GÖZDEN ÇIKARTARAK SAVAŞÇILARIMIZI KATLETMİŞ VE BERKİN ELVAN’IN KATİLLERİNİ KORUMAYA DEVAM ETMİŞTİR.
SAVCI MEHMET SELİM KİRAZ’IN ÖLDÜRÜLMESİNDEN DE AKP SORUMLUDUR!
ÇÜNKÜ ARTIK AKP, SAVCI KİRAZ’IN ÖLÜSÜNÜ KULLANMAK İSTEMEKTEDİR!
Savcıdan bir kahraman, bir mağduriyet yaratmaya çalışıyor. Savcının eşi, çocukları üzerinden demagoji yapıyor.... Sakın bunu yapmayın. Cezalandırılan savcının eşini, çocuklarını kullanmayın! Katlettiğiniz, işkence yaptığınız, devrimci ve yurtseverlerin de eşleri ve çocukları olduğunu unutmayın! Berkin Elvan’ın annesini seçim meydanlarından yuhalatacak kadar ahlaksız, alçak bir düşmanımızın olduğunu biliyoruz ve uyarıyoruz: Savcının eşi, çocukları ve yakınları üzerinden politika yapmaya kalkmayın...
İKTİDARI UYARIYORUZ:
Hangi yasayı çıkarırsanız çıkarın, hangi baskılara başvurursanız vurun, halkın mücadelesini engelleyemeyeceksiniz!
Tarihten ders almayan size, devrimci mücadeleyi terörle boğamayacağınızı göstereceğiz! Torba yasalarınız, güvenlik yasalarınız polise öldürme yetkisi vermeniz, "istediğinizi korkmadan öldürün, kimse sizi yargılamayacak" demeniz, kendinizi kurtarmaya yetmeyecek! Halka ne kadar meydan okursanız okuyun, ne kadar yasa ve anayasa tanımaz tavrınızı sürdürürseniz sürdürün, başaramayacaksınız!
Tüm baskılarınız, işlediğiniz tüm cinayetler sizi vuran silaha dönüşecektir!
Bugün emrinizdeki polis öylesine çaresiz ve zavallıdır ki, devrimci eylemleri engelleyemedi.
BERKİN’İN KATİLLERİNE SESLENİYORUZ!
Ülkemizdeki her polis, bilinçli veya bilinçsiz faşizme hizmet eden birer araçtır. Emperyalizmin ve işbirlikçi tekelci burjuvazinin çıkarlarını koruyan, bu uğurda işkence yapan, cinayetler işleyen, katliamlar düzenleyen polis, bu nitelikleriyle kirli işlerin adamıdır ve polise, ne iktidar sonuna kadar sahip çıkar, ne de halk nezdinde bir saygınlığa sahiptir.
Mehmet Selim Kiraz’dan ders alın. AKP bir gün sizi de gözden çıkartacaktır. Kendini koruyamayan AKP, sonsuza kadar sizi koruyamaz.
HALKIN ADALETİNE TESLİM OLUN!
Savcılara, hakimlere ve AKP’nin diğer bürokratlarına sesleniyoruz! Halka karşı suç işlemekten vazgeçin... AKP’nin pisliklerini temizleyen lağım faresi olmayın.
AKP’lilere sesleniyoruz; Halk düşmanlığından vazgeçin. Halk çocuklarını katletmekten vazgeçin. Parsel parsel vatanımızı sattınız. Sadece Türkiye halklarına değil, Ortadoğu halklarına da tam bir düşmanlık içindesiniz, katledilen her Suriyelinin, Iraklının, Kürt'ün, Ezidi’nin akan kanından da sorumlusunuz. VATANA İHANETTEN VAZGEÇİN!
İşkencecileri, oligarşinin kiralık katillerini, halk düşmanlarını tanıyoruz ve onlara karşı savaşıyoruz.
BERKİN ELVAN’IN KATİLLERİNİ AÇIKLAYIN! KATİLLERİ KORUMAKTAN VAZGEÇİN...
HALKIMIZ!
AKP, İç Güvenlik Yasaları ile daha büyük saldırılara, katliamlara hazırlanmaktadır. Seçimler bu düzenin hiçbir sorununu çözemez. Seçime giderken katliam yapan bir iktidarın seçimlerden sonra terörden başka politikalarının olmayacağını bilmelisiniz.
Faşizmle yönetilen bir ülkede kimse demokrasi hayallerine kapılmasın.
Kürt halkımız, büyük bir tasfiye ile karşı karşıyasınız. Faşist AKP iktidarı ile uzlaşarak Kürt sorunu asla çözülemez... Gelinen son noktayı katil inkarcı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Kürt sorunu yoktur” diyerek koymuştur.
Seçimlerden sonra halka karşı savaşın çok daha şiddetli geçeceğinden emin olabilirsiniz.
AKP’nin faşist terörüne boyun eğmeyeceğiz. Adaletsizliğe mahkum değiliz.
ADALET YOKSA –Kİ YOKTUR- HALKIN ADALETİ HESAP SORMAYA DEVAM EDECEK!
AKP’nin faşist terörü karşısında, adaletsizlik karşısında halkın adaletini uygulamaktan başka yol yoktur.
AKP, polisine katliam yasası çıkarttı. AKP’nin yasalarını tanımıyoruz. Bizim de kendi yasalarımız var. Faşizmin terörüne karşı silahlanın. Bizim de adaletimiz var. Kendi adaletimizi uygulayalım...
Gençlerimiz...
İşçiler, memurlar, esnaflar… tüm halkımız!
Kurtuluşunuzu sağlamak için CEPHE’ye katılın. Unutma, kurtuluşun senin elindedir. Haksızlığa, adaletsizliğe, baskı ve sömürü düzenine ancak sen son verebilirsin. Bunun için birlik ol, örgütlen ve Cephe saflarında, adalet savaşında yerini al! Adalet savaşçısı ol. Haksızlığa sömürüye karşı savaşta yerini al. BU ADALET, HALKIN ADALETİDİR!
Yoldaşlar, Halkımız!
Direniş destanlarımızın yaratıcısı, inancımızdır, halkımıza ve yoldaşlarımıza bağlılıkla dolu yüreklerimizdir, düşmana duyduğumuz kindir. Gerekirse taşla, sopayla, "HİÇBİR CEPHE  SAVAŞÇISI TESLİM OLMAZ" şiarını haykırarak düşmanın kurşunları ve bombaları karşısına dikilen cesaretimizdir.

HALKIMIZ, HALKIMIZIN YİĞİT EVLATLARI!
BU YİĞİT ADALET SAVAŞÇILARINI TANIYIN.
ONLARA KATILIN!
ŞEHİTLERİMİZ ŞAFAK YAYLA VE BAHTİYAR DOĞRUYOL
ADALET SAVAŞÇILARIMIZDIR! HALKIMIZIN EN ONURLU EVLADIDIR!
Şafak Yayla
8 Mayıs 1991 Zonguldak Merkez doğumludur. Aslen baba Giresun, anne Trabzonlu bir ailenin çocuğudur.
Devrimciler ile lise yıllarında abisi aracılığıyla tanıştı.
2009 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıfta okurken Dev-Genç saflarında örgütlendi.
2009-2010 yıllarında İstanbul Üniversitesi'nde sorumluluk yaptı.
2010-2011 yıllarında Dev-Genç'in Anadolu Komitesi'nde yer aldı.
2011 yılı sonunda gençlik örgütlenmesinde yöneticilik yaptı.
Anadolu'nun birçok ilinde görevler yaptı.
2013 yılı 18 Ocak'ta Halk Cephesi'ne yönelik operasyonda tutsak düştü. Tahliye olduktan sonra tereddütsüz mücadeleye koştu. Şehit düştüğü güne kadar kendisine verilen her görevi tereddütsüz yerine getirdi. Cephe'nin Adalet Savaşçısı olarak şehit düştü.
Bahtiyar Doğruyol
27 Mart 1987 Ankara doğumlu. Baba Ardahan, anne Erzincanlı bir ailenin çocuğudur.
Devrimciler ile 2007 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde tanıştı. İlk tanıştığında reformist EMEP içinde yer alıyordu. Halk Kurtuluş Savaşçısı Kevser Mırzak'ın Ankara'da polisle girdiği çatışmada şehit düşmesinden sonra EMEP Gençliği'nden ayrılarak Dev-Genç saflarında bir Dev-Gençli olarak mücadelesini sürdürdü. Ankara'da demokratik mücadele içinde çok sayıda gözaltı ve 2008 yılında 4 aylık bir tutsaklık yaşadı. 2011-2012 yılları arasında İstanbul Gazi Mahallesi ve Okmeydanı'nda çeşitli sorumluluklar aldı. 2012 Aralık ayında tutuklandı ve Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Hapishanesi'nde kaldı. Aralık 2014'te tahliye olduktan sonra tereddütsüz hesap sorma bilinciyle mücadeleye koştu.
Cephe'nin Adalet Savaşçısı olarak şehit düştü...
HALKIMIZ!
Savaşçılarımız halkın en onurlu evlatlarıdır. Ömürlerinin en güzel yıllarını halkın kurtuluş savaşı için mücadeleye verdiler. Adalet için savaştılar, Adalet için şehit düştüler…
Şehit düşmeden kısa bir süre önce kendilerine bağlanan basına verdikleri mesajda şöyle demişlerdi: Burada oluşumuzun nedeni adaleti sağlamaktı. Bu ülkede adalet yok. Bunu biliyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Demokratik yoldan bunun mücadelesini aileler verdi, bugüne kadar getirdiler. Ama bu ülkede para babaları için, zenginler için, halk düşmanları için adalet var. Halk için yok. Son dakikalara yaklaşıyoruz, talebimiz karşılanmazsa savcıyı cezalandıracağız. Odaya müdahale olursa da silahımızın son mermisine kadar savaşacağız" dediler.
Cephe Savaşçıları her zaman olduğu gibi dediklerini yaptılar.
30 MART-17 NİSAN ŞEHİTLER HAFTASINDA KAHRAMAN ŞEHİTLERİMİZİ ŞEHİTLİKLERİYLE KARŞILADILAR!
YAŞASIN DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ PARTİSİ!
YAŞASIN ADALET SAVAŞÇILARIMIZ!
YAŞASIN HALKIN ADALETİ!
MAHİR HÜSEYİN ULAŞ, KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!
YAŞASIN ÖNDERİMİZ DURSUN KARATAŞ!

DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ CEPHESİ
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.