Kınık Turan Kılıç Yaz Sanat Okulu'nun ikinci günündeyiz. Derse çeşitli yaş gruplarında yaklaşık 30 çocukla başladık. Bugün eğitmenlerimiz de kalabalıklaştığı için koro dersini misafirhanede drama dersini cemevinin bahçesinde yaptık. Cemevi yönetimi hala cemevini bize açmadığı için çocuklar kendi mahallelerinde kendi ibadethanelerinde ders yapamıyor. Onun kapısının önünde küçük bir halıfleks üstünde oturuyorlar.
Ama neşelerine, coşkularına diyecek yok. Bahçede halkoyunları dersi devam ederken 2 sivil araçla ona yakın polis cemevinin kapısına dayandı. Çiçekli şalvarları, oyalı yazmalarıyla analar en değerli varlıklarını ellerinden tutup bize teslim ettikleri sırada polisin; "mahalle halkı sizi burada istemiyor" demesini ise tarihsel haksızlıklarının yanına kaydettik.
AKP'nin katilleri gittikten yarım saat sonra cemevi yönetiminden gelenler oldu. Gün boyu gelen gidenin ardı arkası kesilmedi. Mahalle halkı da ara ara gelip tüm Kınık'ta baş gündem olan yaz okulunda neler olup olmadığını kontrol ediyorlar. Herkes gelip görüşünü paylaşıyor bizimle. Kimisi cemevi yönetimi de kim oluyor, buralar halkın diyor, kimisi gelen polislere cevabını veremediniz mi diye bize kızıyor.
Polis cemevi yönetimine, çıkarın onları yoksa biz akşam müdahale edeceğiz, demiş. Bize geldiklerinde de aynı cevabı verdik. Bizi burdan ancak zorla çıkarabilirsiniz! Ki biz tüm baskı ve tehditlerinize rağmen ilk dersi yaparak alt ettik sizi.
Bir yandan dersler devam ediyor. Akın var, cemevine yeni çocuklar geliyor. Yeni gelenler dün derse başlayan grupları izliyorlar. Ders sonunda onların da kayıtlarını alıyoruz.
Halk çocukları zehir gibi. Hemen çok çabuk hızlıca kavrıyorlar. Kendilerine değer verildiğinin farkındalar. O yüzden öğretmenlerinin gözünün içine bakıyorlar. Kışın da olacak mı okul diye soruyorlar. Biz de birbirimize bakıyoruz. Evet, neden olmasın? Eğitim alanında da alternatiflerimizi güçlendirmeliyiz.
Günün sonunda madenciler, eğitmenler ve öğrenciler, toplu şekilde fotoğraf çekiliyoruz. Öğrenci sayımız elliye yaklaşmış! İşte faşizm bundan korkuyor!
Ama neşelerine, coşkularına diyecek yok. Bahçede halkoyunları dersi devam ederken 2 sivil araçla ona yakın polis cemevinin kapısına dayandı. Çiçekli şalvarları, oyalı yazmalarıyla analar en değerli varlıklarını ellerinden tutup bize teslim ettikleri sırada polisin; "mahalle halkı sizi burada istemiyor" demesini ise tarihsel haksızlıklarının yanına kaydettik.
AKP'nin katilleri gittikten yarım saat sonra cemevi yönetiminden gelenler oldu. Gün boyu gelen gidenin ardı arkası kesilmedi. Mahalle halkı da ara ara gelip tüm Kınık'ta baş gündem olan yaz okulunda neler olup olmadığını kontrol ediyorlar. Herkes gelip görüşünü paylaşıyor bizimle. Kimisi cemevi yönetimi de kim oluyor, buralar halkın diyor, kimisi gelen polislere cevabını veremediniz mi diye bize kızıyor.
Polis cemevi yönetimine, çıkarın onları yoksa biz akşam müdahale edeceğiz, demiş. Bize geldiklerinde de aynı cevabı verdik. Bizi burdan ancak zorla çıkarabilirsiniz! Ki biz tüm baskı ve tehditlerinize rağmen ilk dersi yaparak alt ettik sizi.
Bir yandan dersler devam ediyor. Akın var, cemevine yeni çocuklar geliyor. Yeni gelenler dün derse başlayan grupları izliyorlar. Ders sonunda onların da kayıtlarını alıyoruz.
Halk çocukları zehir gibi. Hemen çok çabuk hızlıca kavrıyorlar. Kendilerine değer verildiğinin farkındalar. O yüzden öğretmenlerinin gözünün içine bakıyorlar. Kışın da olacak mı okul diye soruyorlar. Biz de birbirimize bakıyoruz. Evet, neden olmasın? Eğitim alanında da alternatiflerimizi güçlendirmeliyiz.
Günün sonunda madenciler, eğitmenler ve öğrenciler, toplu şekilde fotoğraf çekiliyoruz. Öğrenci sayımız elliye yaklaşmış! İşte faşizm bundan korkuyor!


