Cumartesi günü okulun ilk dersi koroydu. Bu kez anadolu halk türküsü çalıştık çocuklarla. Tahtamıza notalar yazdık ve onlara da nota çalışmasını gösterdik. İkinci ders geçen derslerden kalan Büyü şarkısının tamamlanmasıydı. Onu da hızlıca kavradılar.
Yemek arasından sonra ise uçurtma yaptık. Rengarenk elişi kağıtlarını görünce 1 saat boyunca sessizce uğraştılar uçurtmalarıyla. Sonraki 1 saat ise bahçede uçurtmalarını uçurdular.
Bugün yine yeni gelen öğrenciler oldu okulumuza. Pek çok öğrencimizi aileleri polisin baskısı nedeniyle göndermiyor. Bazı aileler de her şeyi göze alarak çocuğu bir şeyler öğrensin ya da bizimle büyüsün istiyor. Bugün ortaokula giden öğrenciler geldi, ilk başlarda pek ilgi göstermemişlerdi küçükler geliyor diyerek ancak okulumuzun namı arttıkça, evlerde, kahvelerde okulumuz üzerine tartışmalar yaşanınca onların da ilgisini çekti. Elbette mahalledeki delikanlıların da. Gençler de vardı akşamüzeri. Onlarla da sohbetler ettik.
Kınık'tan Madenci arkadaşlar geldiler ziyaretimize. Gelirken elleri boş gelmemişler. Çay içip onlarla da sohbet ettik. Yine yaşanan tartışmalar üzerine konuştuk. Ve ne kadar haklı ve meşru bir iş yaptığımızda hemfikir olduk.
Bugün okul gerçek bir okuldu. Kapısına polislerin dayanmadığı, dernek yöneticilerinin çocukların ortasında "çıkın burdan" diye bağırmadığı bir ders günü geçirdik. ZAFER BİZİM!




